Doğu Kudüs'te 116 fanatik İsrailli, İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa külliyesine girdi. El-Meğaribe Kapısı'nı kullanarak kutsal mekana giren grup, avluda dini ritüeller gerçekleştirerek bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, bu tür eylemler işgal altındaki Doğu Kudüs'te artan ihlallerin bir parçası olup bölgedeki hassasiyeti artırmaktadır. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının devam ettiği bu dönemde, aşırı sağcı bakanların Mescid-i Aksa'nın yapısını değiştirme ve Yahudi ibadetine izin verme yönündeki açıklamaları, baskınların sıklığını ve şiddetini etkiliyor. Mescid-i Aksa'nın statüsü uluslararası anlaşmalarla korunmakta olup, bu ihlaller uluslararası hukukun çiğnenmesi anlamına gelmektedir.
Doğu Kudüs'te gerginlik tırmanmaya devam ediyor. 10 Ağustos 2026 Pazartesi günü, 116 fanatik İsrailli, İsrail polisinin sıkı koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. El-Meğaribe (Fas) Kapısı'nı kullanarak kutsal külliyeye giren grup, avlu içerisinde dini ritüeller gerçekleştirerek kışkırtıcı eylemlerde bulundu. Bu olay, bölgedeki hassas durumu daha da kızıştıran yeni bir ihlal olarak kayıtlara geçti.İşgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa, fanatik İsraillilerin sürekli hedefi olmaya devam ediyor. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın detaylı aktardığı bilgilere göre, gerçekleşen baskın, bölgedeki ihlallerin gözle görülür bir şekilde arttığını gösteriyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden saldırıları da bu artışta etkili oluyor. Bu süreçte, kutsal mekanlara yönelik ihlallerin artması, hem yerel halk hem de uluslararası toplum nezdinde büyük endişelere yol açıyor.Binyamin Netanyahu hükümetinde görev alan aşırı sağcı bakanların, Mescid-i Aksa'nın mevcut yapısının değiştirilmesi ve burada Yahudi ibadetine izin verilmesi yönündeki provokatif açıklamaları, bu tür baskınların sıklığını ve dozunu artıran ana etkenler arasında yer alıyor. Mescid-i Aksa'nın statüsü, İsrail ile Ürdün arasında 1994 yılında imzalanan barış antlaşması uyarınca Ürdün'ün himayesinde olup uluslararası anlaşmalar ve tarihi protokollerle koruma altındadır. Bu tür eylemler, uluslararası hukukun açıkça ihlali niteliği taşımakta ve bölgedeki barış sürecini olumsuz etkilemektedir. Uluslararası toplumdan, bu ihlallerin durdurulması yönünde çağrılar gelmeye devam ediyor.
Kaynak: Kaynağı görüntüle
Önemli: Başvuru, sınav ve tercih işlemlerinde ilgili kurumun güncel resmî duyurusu esas alınmalıdır.